Hakan ATALAY / Teknik Direktör & Webmaster
#Komşunun Hacettepe'den mezun profesyonel temsilci çocuğu... H’si büyük.
#eFeX09
Hacettepe University
Hakan ATALAY'ın Kişisel Sitesi Hiç Olur Mu Vazgeçmek?

Hiç Olur Mu Vazgeçmek?

Evet sevgili blog okurları içten bir merhaba diyeyim sizlere. 1 aylık tatilimin sonuna doğru gelirken dönüş yollarında internet ve bilgisayar ortamı buldum, bi güncelleme yapayım dedim. Favori gruplarımdan bir tanesi olan “Gece” grubunun efsane tatlarından biri olabilecek bir şarkıyı da arka fonuma atmış buluyorum   Sizlerle de paylaşıyorum hop yazının üzerinde linkini koyuverdim gari..

Şarkının o güzel sözleriyle giriş yapıp yazının devamını getireyim dedim sizlere keyifli okumalar..

Hiç olur mu vazgeçmek?
Yarı yoldan geri dönmek
Yakışmaz bize
Yürekten sevince.

Annesiz bir evin babası olmak, Böyle geliyor yaşamak bana bu aralar. Karga ile kelebeğin aşkı olur mu peki ? Kargaya 150 yıl hüzün ulan bu. Ah, ciğerimin köşesi, ölüyorum özlemekten… Körsem, Senden gayrısına yoksam, Bozuksam, Can benim, düş benim, Ellere ne ki? Hadi gel, Ay karanlık…

Temmuz, Ağustos tam bu işe göredir bana kalırsa. Gel bağışlayalım birbirimizi. Sonra  içime ve hatta dışıma kapandım. Küsmek gibi bir şey. Bir çeşit gölge fesleğeni. Bir çeşit olmayan hayat. Zaten hiçbir şeyi kararında bırakamamak ve ortasını bulamamak gibi bir sorunum var benim. Epeyce göçebe yaşadım, sadece iki valizim oldu..Bir yığın insan tanıdım. Ama hep yalnızdım..

Umurunda da değiliz kimsenin Allah aşkına gör artık. Bir sen varsın işte bir ben bir de senin gülüşün. Gülüşün diyorum gülüm, bak tam burada ağlıyorum. Valla bak ağlıyorum senin haberin bile yok. Kimselerin haberi yok diyorum ya hepsi tuhaf. Tuhaf yer bura bu dünya bilmem ki nasıl anlatsam. Ah bilmiyorum gülüm ben hiçbir şey bilmiyorum. Tek seni seviyorum ben başka bir şey bilmiyorum..

Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden. En çılgın kahkahalarına ortak olmadan. En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan. Öyle uzaktan seviyorum seni..

Sen de benim gibi mi hissediyorsun. Boş, anlamsız sonu gelmeyen korkunç bir yalnızlıkla etrafına mı bakıyorsun. Olmuyor değil mi. Aynı iken ayrı olmak, kalpte derin bir ağrıyla yaşamak. Senin de karnına olmadık zamanda bir ağrı saplanıyor mu? Bir başkasının elini tuttuğunu, öptüğünü düşündüğümde oluyor bu. O anlarda canım öyle yanıyor ki, anlatması güç. “Canım sıkılıyor” koydum bu halimin adını. Neyin var deseler, “can sıkıntısı” nasılsın deseler; Hiç, öyle deyip geçiştiriyorum. Diyecektim ki… Seni çok özledim. Neyse. Canım sıkılıyordu. Yazdım öyle.

#15.08.2014

Bir Yorum Yapın