Hakan ATALAY / Teknik Direktör & Webmaster
#Komşunun Hacettepe'den mezun profesyonel temsilci çocuğu... H’si büyük.
#eFeX09
Hacettepe University
Hakan ATALAY'ın Kişisel Sitesi Kanatlarımı dolduran rüzgar yok artık

Kanatlarımı dolduran rüzgar yok artık

Kanatlarımı dolduran rüzgar yok artık. Temiz hava ciğerlerime yetecek kadar. Varsın tutsak olsun bedenim. Kağıtlarımda bembeyaz güvercinler uçar, kelepçeler mi zapdedecek yüreğimin isyanını. Söylesin biri hangi zindan bastırabilir özgürlüğün feryadını. Davası hürriyet olana soğuk duvarlardan taşarmış güneş ışığı…  Gücü yeten beton döksün gök kubbeye, doğrularıyla yırtacaktır karanlığı… Hayatının sonbaharıdır ağartmışsa kader saç tellerini keder çoktan çalmışsa dudaklarından gülüşlerini Her ne kadar kurutsan gözlerini, ne yazar..Çarşafın karanlıksa, hangi uykuya yumabilirsin ki gözlerini? Yıldızlara hasret yaşarsan, o zaman görürsün en parlak güneşi şafak söker bir gün, kırılır sabrına bağladığın demir zincirlerin Yol uzun, elbet düşersin, kalbine saplanır hançerler. Bırak sarsın zaman, üstüne tuz bastığın yaralarını takılı kalma geçmişine, eğer yanındaysa kıymet bilenin.

Uçtum mermiler, ateşler üzerine dağılsın diye bu sızım. Sorma ne olur halim ne olacak diye, yoruldum anlamsızım. Yağmur, kar yağıyor üzerime bazen aç bazen uykusuz bazen nargilesizim. Uyuyor musun anne? Ben geldim; vefasızın. Suç oluyor yazılarım, söylemlerim. Çarpışıyorum insanlarla, kanla mermiyle besleniyor ruhum.

Sert esen rüzgarların üzerine, gelmeyecek helikopterlerin önünde bilmiyorum, üşüyorum hissediyor musun anne. Yalnızım çok yalnızım. (Subay adam, yalnız adam dediler.) Ah dağılsam senin şu dizine, uyusam doymaksızın. Sabah olmasın bu soğuk geceler. Sür beni gül yüzüne gitsem de kalsın sızım. Ağlıyor musun be anne, gidiyor hayırsızın.

Yüce dağların ardında kaldı hayallerim. Bu şehirde, dağlarda yine ölüm var. Karanlıklar çöktü yine sevgiler zaten sahte, gönlümde yine hüzün var. Kollarım omuzlarım zaten çürüdü,      bundan öte karanlıklar devam ediyor. Sen beni zaten anlamadın, gözünü kan bürüdü. Bundan öte ayrılık mı var ?

Bakışlarımda sonsuz bir ümit var, sürgün edildiğim bu yerde kanatlarım kırıldı. Esen buz gibi rüzgârlarda senin kokun var.  Sabah uykumu değil, çakralarımı açmayı severim. Ama en sevdiğim sabah uykularımda yok artık. Saat seslerine sövmeyi özledim marjinalce. Ankara ayazının ruhumu kestiği günlere özlemle Hakkâri’den selamlar..

 

 

Bir Yorum Yapın